Kızılırmak Mah. Ufuk Üniversitesi Cad. No:7/26 (Silver Residence) Çukurambar/Çankaya /ANKARA
tr

SGK İŞYERİ NUMARASINA KAYIT ETTİRME ZORUNLULUĞUNUN VE SİGORTAYA KAYIT ETTİRİLMEDEN İŞÇİ ÇALIŞTIRILMAYACAĞININ ÖNGÖRÜLMÜŞ OLMASI

 

  • SGK işyeri numarasına kayıt ettirme zorunluluğunun ve sigortaya kayıt ettirilmeden işçi çalıştırılmayacağının öngörülmüş olması
  • Asıl işveren-alt işveren ilişkisi
  • Çalıştırılacak işçilerin sigorta bildirimlerinin sözleşmede düzenlenen şekilde bildirimi 5510 Sayılı Kanun’un 11.maddesi gereğidir
  • SGK’ya yapılan bildirimin hatalı olması iş sahibini işveren konumuna getirmez
  • İnşaat sözleşmesi – “anahtar teslim inşaat sözleşmesi”  – hak edişlerin düzenlenmesi, kontrol edilmesi, işin seviyesi, malzeme ve işçilik standardının incelenmesi, arsa sahibinin yapacağı bir iştir
  • Türk Borçlar Kanunu’nun 474 ve 477.maddeleri uyarınca yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için iş sahibinin, teslim aldığı eseri, muayene etmesi ve varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir
  • iş sahibinin yapım işi devam ederken denetim faaliyetlerinde bulunması ve yüklenicinin imalatının hatalı veya sözleşmeye, şartnameye, projeye ve hatta mevzuata aykırı olanlar hakkında müdahalede bulunması, işi durdurması ve iş değişikliği emirleri vermesi inşaat işinin gereğidir

Temyiz:

 

Karar, süresi içerisinde davalı … Enerji Üretim A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.

 

Gerekçe:

 

I- ) Davalı … Üretim E… A.Ş. nin dava konusu alacaklardan sorumlu olabilmesi için öncelikle davalılar arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesi gerekir. Davalılar arasındaki sözleşme, konu ile ilgisi nedeniyle asıl işveren-alt işveren ilişkisi ve anahtar teslim inşaat sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilmelidir.

 

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2.maddesinin 6.fıkrasına göre, bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işverene alt işveren denir. Anılan fıkraya göre, alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik nedenlerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. Buna göre, alt işverenin varlığından söz edilebilmesi için kendisi de işçi çalıştıran bir işverenin varlığı şarttır. Alt işverenin iş aldığı ve kendisi de işçi çalıştıran işveren, asıl işveren olarak adlandırılmaktadır.

 

Sözleşme konusu faaliyetlerin tek bir yüklenicinin yönetimi altında gerçekleştirilmesi ve eserin, iş sahibince bir bütün olarak faydalanabileceği hale getirilmesinin taahhüt edildiği sözleşmelere “anahtar teslim inşaat sözleşmesi” denilmektedir. Burada önemli olan, işin baştan sona kadar yüklenici tarafından tamamlanmasıdır. Bu nedenle, malzemenin kim tarafından sağlandığı önem arz etmez. Başka bir anlatımla, malzemenin tamamı iş sahibi tarafından sağlanmış olsa bile sözleşmenin anahtar teslimi niteliği ortadan kalkmaz (BİRBEN, Erhan, “İş Kanunu’nun 2. Maddesindeki Müteselsil Sorumluluk Bakımından Anahtar Teslimi İnşaat Sözleşmesi Kavramı ve Bu İlişkiye Bağlanan Hukuki Sonuçlar”, İş Hukukunda Yeni Yaklaşımlar, s. 7 vd. ).

 

Anahtar teslimi inşaat sözleşmelerinde, hak edişlerin düzenlenmesi, kontrol edilmesi, işin seviyesi, malzeme ve işçilik standardının incelenmesi, arsa sahibinin yapacağı bir iştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 474 ve 477.maddeleri uyarınca yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilemesi için iş sahibinin, teslim aldığı eseri, muayene etmesi ve varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir.

 

İnşaat işlerinde çok basit imalat hatalarının dahi, zamanında düzeltilmemesi halinde işin sonunda yapıdan beklenen fonksiyonların bir kısmının sağlanmamasına, hatta taşıyıcı sistem imalatındaki hatalar oluştuktan sonra hemen müdahale edilmemesi durumunda yapının hiç kullanılmamasına neden olabilir. Yapım işinin gidişatından iş sahibinin hiçbir şekilde haberdar olmaması, işin yapım aşamasından tümüyle uzak kalması, sözleşme konusu eser tamamlandığında eserden beklenen fonksiyonların tamamen karşılanmamasına yol açabilir. İnşaat sözleşmesine konu işlerin çok detaylı olması nedeniyle, doğrudan iş sahbinin taşınmazı üzerinde yapılan imalattaki bir hatanın üzerine yeni imalatların yapılması ve böylece zincirleme olarak hatalı bir imalat yapılmasına yol açılması ihtimal dahilindedir. Tüm bu nedenlerle, iş sahibinin yapım işi devam ederken denetim faaliyetlerinde bulunması ve yüklenicinin imalatının hatalı veya sözleşmeye, şartnameye, projeye ve hatta mevzuata aykırı olanlar hakkında müdahalede bulunması, işi durdurması ve iş değişikliği emirleri vermesi inşaat işinin gereğidir (BİRBEN, Adı geçen makale, s. 9 vd. ).

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında belirttiği gibi, “…Öncelikle belirtilmelidir ki, yapılmış olan eser sözleşmesinde işin kaliteli ve işyeri disiplini amacıyla bir kısım hükümlerin yer alması, inşaat sahipliği dışında asıl işverenlik sıfatını doğuracak, işi alanın bağımsız işveren kimliğini ortadan kaldıracak bir etmen değildir. Borçlar Kanunu’nun 357.maddesi uyarınca, eserin imalinde kullanılacak malzemeyi yüklenici temin edebileceği gibi tarafların kararlaştırmaları üzerine malzeme iş sahibi tarafından da sağlanabilir. Bu durum malzemelerin özenli kullanılması, hesap verme ve artan kısımlarını iade borcu, ihbar yükümlülüğü gibi konularda mükellefiyetler yüklemekte olup taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine etkisi bulunmamaktadır” (20.12.2006, 2006/21-796-2006/812 ).

 

Somut uyuşmazlıkta; davalı … Enerji Üretim A.Ş. ile davalılar … ve Sanayi A.Ş.-G.H… iş ortaklığı arasında arasında … ve Hidroelektrik Santralı inşaatı ve hidromekanik işlerin yapımı amacıyla sözleşme yapılmış olup, davacı bu sözleşme kapsamında iş ortaklığının işçisi olarak çalışmıştır. Davalı … Enerji Üretim A.Ş.’nin asıl faaliyet konusunun enerji üretimi olduğu, diğer davalılara yaptırılan inşaat işinin davalı faaliyet konusuna girmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bir an için faaliyet konusuna girdiği düşünülse dahi, süreklilik arz etmeyen inşaat işinde kontrol ve denetim amacıyla istihdam edilen personel haricinde davalı … A.Ş.’nin işçi çalıştırmadığı göz önünde bulundurulduğunda aralarındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır. Sözleşme konusu Hidroelektrik Santrali yapımının bir bütün olarak davalılar … ve Sanayi A.Ş. ve G.H… ve S. B.’in yönetimi altında gerçekleştirilmesi ve santralın E… A.Ş. tarafından bir bütün olarak faydalanabileceği hale getirilmesi taahhüt edilmiştir. Bu nedenle davalılar arasında anahtar teslim bir inşaat sözleşmesi ilişkisi bulunduğu kabul edilmelidir.

 

Sözleşmede yüklenicinin çalıştıracağı işçileri iş sahibinin Hidroelektrik santrali için açmış olduğu SGK işyeri numarasına kayıt ettirme zorunluluğunun ve sigortaya kayıt ettirilmeden işçi çalıştırılmayacağının öngörülmüş olması, taraflar arasındaki ilişkiyi asıl işveren-alt işveren ilişkisine dönüştürmez. Bu tür hukuki ilişkilerde çalıştırılacak işçilerin sigorta bildirimlerinin sözleşmede düzenlenen şekilde bildirimi 5510 Sayılı Kanun’un 11.maddesi gereğidir. Kaldı ki, SGK’ya yapılan bildirimin hatalı olması iş sahibini işveren konumuna getirmez. Diğer yandan, işin büyüklüğü ve niteliği iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli her türlü tedbirlerin alınmasını gerektirir. Hidroelektrik santrali inşaati gibi büyük ve nitelikli işlerde güvenliğin ön planda tutulması ve bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin iş sahibinin onayına tabi tutulması doğal karşılanmalıdır. Yukarıda belirtildiği üzere, en basit imalat hatalarının dahi ileride telafisi güç büyük ekonomik ve zaman kaybına yol açabileceği de gözden uzak tutulamaz. Hak edişlerin düzenlenmesi, kontrol edilmesi, işin seviyesinin ve malzeme/işçilik standardının incelenmesi iş sahibinin yapması gereken işlerdendir. İş sahibinin uzun süren, yüksek maliyetli ve yapılan imalat hatalarının veya eksikliklerinin sonradan giderilmesinin yine yüksek maliyet ve zaman kayıplarına yol açabileceği inşaat işlerinde, taahhüt edilen yapım işinin gidişatını izlemek ve yükleniciyi denetlemek, hak ediş işlem ve ödemelerini yapmak, biten işlerin kabulünü yapmak gibi kontrol ve denetim yetkisi çerçevesinde personel istihdam etmesi onu asıl işveren konumuna getirmez.

 

Açıklanan sebeplerle, davalı … Enerji Üretim A.Ş. ile diğer davalılar arasındaki ilişki anahtar teslim inşaat sözleşmesi niteliğinde olup, işin organizasyonu, yönetimi, personelin işe alınması ve çıkartılması yetkisi tamamen işi üstlenmiş olan yüklenicilere aitir. Davalı … Enerji Üretim A.Ş.’nin işin niteliğinin ve büyüklüğünün gerektirdiği güvenlik ve denetim yetkisini aşan bir durum söz konusu değildir. Hal böyle olunca davalı E… A.Ş.nin dava konusu tazminat ve alacaklardan sorumlu tutulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

 

II- Öte yandan, karar başlığında … ve Sanayi AŞ. Ve E… A.Ş. ‘nin unvanlarının eksik yazılması da doğru bulunmamıştır.

 

SONUÇ : Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 08.10.2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

 

MUHALEFET ŞERHİ

 

Davacı vekili müvekkilinin … ve Hes inşaatında 25.10.2011-4.2.2014 tarihleri arasında çalıştığını iş aktinin işlerin azalması gerekçe gösterilerek haksız olarak feshedildiğini ödenmeyen işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

 

Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu belirtilerek davalıların alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması yönünde karar verilmiştir.

 

Dairemiz temyiz incelemesi sırasında çoğunluk görüşü ile … A.Ş ‘nin ihale makamı olduğu,işi anahtar teslim sözleşmesi çerçevesinde diğer davalı şirkete verdiği davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığı belirtilmiş isede tarafımca bu görüşe iştirak edilememiştir.

 

Şöyleki; Davalılar arasındaki 31.10.2011 tarihli DOĞANÇAY REGÜLATÖRÜ HİDROELEKTRİK SANTRALI İNŞAAT VE HİDROMEKANİK İŞLERİ SÖZLEŞMESİ’nin 4.MADDESİ’nde iş sahibi temsilcisinin yetki ve görevlerinin düzenlendiği bu maddede iş sahibi ile yüklenici arasındaki iletişimin iş sahibi temsilcisi tarafından sağlandığı,aynı maddede iş sahibinin işi beğenmediği taktirde sökme değiştirme gibi yetkilere sahip olduğu ,

 

6.MADDE ile işin başka bir alt yüklenicinin yükleniciye devredilemeyeceğinin düzenlendiği,

 

9.MADDE’nin ” ilave proje ve talimatlar “başlığını taşıdığı ve bu maddede işlerin devamı süresince zaman zaman iş sahibinin işlerin gereğince yapılması ve gerektiğinde bakımlarının sağlanması için gerekli ek projeleri ek işleri ve talimatları yükleniciye vermeye tamamen muktedir olduğu yüklenicinin bunları yapmakla yükümlü olduğu ve proje ve talimatların ilave iş olarak değerlendirilemeyeceği,

 

14.MADDE’sinde işlerin sözleşme ile iş sahibinin talimatlarına uygun yapılmasının düzenlendiği bu maddede ,işin yapılması ile ilgili talimatların iş temsilcisi tarafından yükleniciye verileceği yüklenicinin bu talimatlar doğrultusunda çalışacağı

 

15.MADDE’sinde iş proğramının verilmesi hususunun düzenlendiği ,buna göre işin proğramının ve ne şekilde yapılacağının tamamen iş sahibi tarafından düzenlenip yükleniciye verileceği yüklenicinin İş proğramını İş sahibinin iş yerinde başka yüklenicilerin /alt yüklenicilerin olabileceğini ve bu yüklenicilerin İş Proğramını etkileyebileceğini kabul edeceğini

 

16.MADDE yüklenicinin iş sahibine karşı sorumlu olacak bir şantiye şefi ve proje müdürü,görevlendireceği bu kişinin iş sahibi tarafından onaylanacağı ,değiştirilmesinin her zaman İş sahibi tarafından istenebileceği ,yüklenicinin derhal istenen değişiklikleri yerine getireceğini

 

17.MADDE’nin “yüklenicinin personeli” başlığını taşıdığı 17.4.maddesinde yüklenicinin iş bu sözleşme kapsamında çalışacak yüklenici ve alt yüklenici adayları çalışanları listelerini iş sahibinin onayından sonra iş sahibinin HES için açmış olduğu SGK İŞYERİ NOSUNA KAYIT ettirceği bu kayıt yaptırılmadan hiç bir şekilde işçi çalıştırılamayacağı YÜKLENİCİ YADA ALT YÜKLENİCİLERİN İŞ SAHİBİNİN ONAYI OLMADAN HİÇ BİR ŞEKİLDE İŞÇİ ÇALIŞTIRAMAYACAĞI ,iş sahibi tarafından istenmeyen personelin derhal işten çıkarılacağının hüküm altına alındığı görülmüştür.

 

Anılan maddeler ve tüm sözleşme bütün olarak değerlendirildiğinde davalı … tarafından davalı … İnşaata ,işin organizazyonunun,yönetiminin,personel alımı ve denetiminin ve işin yürütümünün bir bütün olarak bırakılmadığı,davalı … tarafından yapılan müdahalenin işin sözleşme kapsamına uygun yapılması denetiminin çok ötesine geçtiği ,işin başından sonuna kadar davalı … tarafından çalışanlar da dahil organize edildiği hatta çalışanların SGK kapsamında açtıracağı işyerine tescil zorunluluğu getirdiği görülmektedir.

 

Davalı … Üretim Anonim Şirketi Esas Sözleşmesinin 4.maddesinde şirketin amaç ve faaliyet konusunun üretim tesis ve entegre tesisleri kurarak şirket ortakları olan otoprodüktör grubu şirketlerin ihtiyacı olan elektrik ve ısıyı üretmek olarak belirlendiği ve şirket esas sözleşmesinin incelenmesinden iştigal konusunun elektrik enerjisi üretimi,iletim,dağıtım kapsamındaki tüm işleri kapsadığı ,dolayısıyla dava konusu Hes inşaatının yapımının davalı … A.Ş’ninfaaliyet alanına girdiği bu nedenlerle davalılar arasında 4857 Sayılı Kanun’un 2.maddesi kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkinin bulunduğu dolayısıyla alt işveren olan davalı … yanında çalışan işçilerin açtığı işçilik alacakları davasında davalı … A.Ş.’ninde asıl işveren olarak sorumlu olması gerektiği düşüncesiyle, mahkeme kararının ONANMA’ sı gerekirken bozma yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak edememekteyim.08/10/2020

 

 

 

 

 

 

T.C.

YARGITAY

  1. HUKUK DAİRESİ
  2. 2020/5538
  3. 2020/11090
  4. 8.10.2020
  • İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI (Davalı Şirket İle Diğer Davalılar Arasındaki İlişki Anahtar Teslim İnşaat Sözleşmesi Niteliğinde Olup İşin Organizasyonu Yönetimi Personelin İşe Alınması ve Çıkartılması Yetkisinin Tamamen İşi Üstlenmiş Olan Yüklenicilere Ait Olduğu – Davalı Şirketin Dava Konusu Alacaklardan Sorumlu Tutulmasının Hatalı Olduğu )
  • ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ (Sözleşmede Yüklenicinin Çalıştıracağı İşçileri İş Sahibinin Hidroelektrik Santrali İçin Açmış Olduğu Sgk İşyeri Numarasına Kayıt Ettirme Zorunluluğunun ve Sigortaya Kayıt Ettirilmeden İşçi Çalıştırılmayacağının Öngörülmüş Olmasının Taraflar Arasındaki İlişkiyi Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisine Dönüştürmeyeceği )
  • ANAHTAR TESLİM İŞ (İşçilik Alacakları Davası – Davalı Şirket İle Diğer Davalılar Arasındaki İlişki Anahtar Teslim İnşaat Sözleşmesi Niteliğinde Olup İşin Organizasyonu Yönetimi Personelin İşe Alınması ve Çıkartılması Yetkisinin Tamamen İşi Üstlenmiş Olan Yüklenicilere Ait Olduğunun Kabulü Gerektiği )

4857/m.2/6

ÖZET : Dava, işçilik alacakları istemine ilişkindir. Sözleşmede yüklenicinin çalıştıracağı işçileri iş sahibinin Hidroelektrik santrali için açmış olduğu SGK işyeri numarasına kayıt ettirme zorunluluğunun ve sigortaya kayıt ettirilmeden işçi çalıştırılmayacağının öngörülmüş olması, taraflar arasındaki ilişkiyi asıl işveren-alt işveren ilişkisine dönüştürmez. Bu tür hukuki ilişkilerde çalıştırılacak işçilerin sigorta bildirimlerinin sözleşmede düzenlenen şekilde bildirimi 5510 Sayılı Kanun’un 11.maddesi gereğidir. Kaldı ki, SGK’ya yapılan bildirimin hatalı olması iş sahibini işveren konumuna getirmez. Diğer yandan, işin büyüklüğü ve niteliği iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli her türlü tedbirlerin alınmasını gerektirir. Hidroelektrik santrali inşaati gibi büyük ve nitelikli işlerde güvenliğin ön planda tutulması ve bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin iş sahibinin onayına tabi tutulması doğal karşılanmalıdır. En basit imalat hatalarının dahi ileride telafisi güç büyük ekonomik ve zaman kaybına yol açabileceği de gözden uzak tutulamaz. Hak edişlerin düzenlenmesi, kontrol edilmesi, işin seviyesinin ve malzeme/işçilik standardının incelenmesi iş sahibinin yapması gereken işlerdendir. İş sahibinin uzun süren, yüksek maliyetli ve yapılan imalat hatalarının veya eksikliklerinin sonradan giderilmesinin yine yüksek maliyet ve zaman kayıplarına yol açabileceği inşaat işlerinde, taahhüt edilen yapım işinin gidişatını izlemek ve yükleniciyi denetlemek, hak ediş işlem ve ödemelerini yapmak, biten işlerin kabulünü yapmak gibi kontrol ve denetim yetkisi çerçevesinde personel istihdam etmesi onu asıl işveren konumuna getirmez. Açıklanan sebeplerle, davalı şirket ile diğer davalılar arasındaki ilişki anahtar teslim inşaat sözleşmesi niteliğinde olup, işin organizasyonu, yönetimi, personelin işe alınması ve çıkartılması yetkisi tamamen işi üstlenmiş olan yüklenicilere aitir. Davalı şirketin işin niteliğinin ve büyüklüğünün gerektirdiği güvenlik ve denetim yetkisini aşan bir durum söz konusu değildir. Hal böyle olunca davalı şirketin dava konusu tazminat ve alacaklardan sorumlu tutulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

 

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan davalı … Enerji Üretim A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

 

KARAR : Davacı İsteminin Özeti:

 

Davacı vekili, davacının … ve Hes İnşaatında 25.10.2011-04.02.2014 tarihleri arasında çalıştığını, ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

Davalı Cevabının Özeti:

 

Davalı … Enerji Üretim AŞ. vekili, ihale makamı konumunda bulunduklarını, faaliyet konuları arasında inşaat yapma işi olmadığını, eser sözleşmesi ile diğer davalı şirketlere bırakılan bir inşaat işi bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

 

Davalı … ve Sanayi AŞ. vekili, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

 

Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

 

Mahkeme Kararının Özeti:

 

Mahkemece; toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda,yazılı gerekçe yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddine karar verilerek fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.

 

Temyiz:

 

Karar, süresi içerisinde davalı … Enerji Üretim A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.

 

Gerekçe:

 

I- ) Davalı … Üretim E… A.Ş. nin dava konusu alacaklardan sorumlu olabilmesi için öncelikle davalılar arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesi gerekir. Davalılar arasındaki sözleşme, konu ile ilgisi nedeniyle asıl işveren-alt işveren ilişkisi ve anahtar teslim inşaat sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilmelidir.

 

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2.maddesinin 6.fıkrasına göre, bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işverene alt işveren denir. Anılan fıkraya göre, alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik nedenlerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. Buna göre, alt işverenin varlığından söz edilebilmesi için kendisi de işçi çalıştıran bir işverenin varlığı şarttır. Alt işverenin iş aldığı ve kendisi de işçi çalıştıran işveren, asıl işveren olarak adlandırılmaktadır.

 

Sözleşme konusu faaliyetlerin tek bir yüklenicinin yönetimi altında gerçekleştirilmesi ve eserin, iş sahibince bir bütün olarak faydalanabileceği hale getirilmesinin taahhüt edildiği sözleşmelere “anahtar teslim inşaat sözleşmesi” denilmektedir. Burada önemli olan, işin baştan sona kadar yüklenici tarafından tamamlanmasıdır. Bu nedenle, malzemenin kim tarafından sağlandığı önem arz etmez. Başka bir anlatımla, malzemenin tamamı iş sahibi tarafından sağlanmış olsa bile sözleşmenin anahtar teslimi niteliği ortadan kalkmaz (BİRBEN, Erhan, “İş Kanunu’nun 2. Maddesindeki Müteselsil Sorumluluk Bakımından Anahtar Teslimi İnşaat Sözleşmesi Kavramı ve Bu İlişkiye Bağlanan Hukuki Sonuçlar”, İş Hukukunda Yeni Yaklaşımlar, s. 7 vd. ).

 

Anahtar teslimi inşaat sözleşmelerinde, hak edişlerin düzenlenmesi, kontrol edilmesi, işin seviyesi, malzeme ve işçilik standardının incelenmesi, arsa sahibinin yapacağı bir iştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 474 ve 477.maddeleri uyarınca yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilemesi için iş sahibinin, teslim aldığı eseri, muayene etmesi ve varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir.

 

İnşaat işlerinde çok basit imalat hatalarının dahi, zamanında düzeltilmemesi halinde işin sonunda yapıdan beklenen fonksiyonların bir kısmının sağlanmamasına, hatta taşıyıcı sistem imalatındaki hatalar oluştuktan sonra hemen müdahale edilmemesi durumunda yapının hiç kullanılmamasına neden olabilir. Yapım işinin gidişatından iş sahibinin hiçbir şekilde haberdar olmaması, işin yapım aşamasından tümüyle uzak kalması, sözleşme konusu eser tamamlandığında eserden beklenen fonksiyonların tamamen karşılanmamasına yol açabilir. İnşaat sözleşmesine konu işlerin çok detaylı olması nedeniyle, doğrudan iş sahbinin taşınmazı üzerinde yapılan imalattaki bir hatanın üzerine yeni imalatların yapılması ve böylece zincirleme olarak hatalı bir imalat yapılmasına yol açılması ihtimal dahilindedir. Tüm bu nedenlerle, iş sahibinin yapım işi devam ederken denetim faaliyetlerinde bulunması ve yüklenicinin imalatının hatalı veya sözleşmeye, şartnameye, projeye ve hatta mevzuata aykırı olanlar hakkında müdahalede bulunması, işi durdurması ve iş değişikliği emirleri vermesi inşaat işinin gereğidir (BİRBEN, Adı geçen makale, s. 9 vd. ).

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında belirttiği gibi, “…Öncelikle belirtilmelidir ki, yapılmış olan eser sözleşmesinde işin kaliteli ve işyeri disiplini amacıyla bir kısım hükümlerin yer alması, inşaat sahipliği dışında asıl işverenlik sıfatını doğuracak, işi alanın bağımsız işveren kimliğini ortadan kaldıracak bir etmen değildir. Borçlar Kanunu’nun 357.maddesi uyarınca, eserin imalinde kullanılacak malzemeyi yüklenici temin edebileceği gibi tarafların kararlaştırmaları üzerine malzeme iş sahibi tarafından da sağlanabilir. Bu durum malzemelerin özenli kullanılması, hesap verme ve artan kısımlarını iade borcu, ihbar yükümlülüğü gibi konularda mükellefiyetler yüklemekte olup taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine etkisi bulunmamaktadır” (20.12.2006, 2006/21-796-2006/812 ).

 

Somut uyuşmazlıkta; davalı … Enerji Üretim A.Ş. ile davalılar … ve Sanayi A.Ş.-G.H… iş ortaklığı arasında arasında … ve Hidroelektrik Santralı inşaatı ve hidromekanik işlerin yapımı amacıyla sözleşme yapılmış olup, davacı bu sözleşme kapsamında iş ortaklığının işçisi olarak çalışmıştır. Davalı … Enerji Üretim A.Ş.’nin asıl faaliyet konusunun enerji üretimi olduğu, diğer davalılara yaptırılan inşaat işinin davalı faaliyet konusuna girmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bir an için faaliyet konusuna girdiği düşünülse dahi, süreklilik arz etmeyen inşaat işinde kontrol ve denetim amacıyla istihdam edilen personel haricinde davalı … A.Ş.’nin işçi çalıştırmadığı göz önünde bulundurulduğunda aralarındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır. Sözleşme konusu Hidroelektrik Santrali yapımının bir bütün olarak davalılar … ve Sanayi A.Ş. ve G.H… ve S. B.’in yönetimi altında gerçekleştirilmesi ve santralın E… A.Ş. tarafından bir bütün olarak faydalanabileceği hale getirilmesi taahhüt edilmiştir. Bu nedenle davalılar arasında anahtar teslim bir inşaat sözleşmesi ilişkisi bulunduğu kabul edilmelidir.

 

Sözleşmede yüklenicinin çalıştıracağı işçileri iş sahibinin Hidroelektrik santrali için açmış olduğu SGK işyeri numarasına kayıt ettirme zorunluluğunun ve sigortaya kayıt ettirilmeden işçi çalıştırılmayacağının öngörülmüş olması, taraflar arasındaki ilişkiyi asıl işveren-alt işveren ilişkisine dönüştürmez. Bu tür hukuki ilişkilerde çalıştırılacak işçilerin sigorta bildirimlerinin sözleşmede düzenlenen şekilde bildirimi 5510 Sayılı Kanun’un 11.maddesi gereğidir. Kaldı ki, SGK’ya yapılan bildirimin hatalı olması iş sahibini işveren konumuna getirmez. Diğer yandan, işin büyüklüğü ve niteliği iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli her türlü tedbirlerin alınmasını gerektirir. Hidroelektrik santrali inşaati gibi büyük ve nitelikli işlerde güvenliğin ön planda tutulması ve bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin iş sahibinin onayına tabi tutulması doğal karşılanmalıdır. Yukarıda belirtildiği üzere, en basit imalat hatalarının dahi ileride telafisi güç büyük ekonomik ve zaman kaybına yol açabileceği de gözden uzak tutulamaz. Hak edişlerin düzenlenmesi, kontrol edilmesi, işin seviyesinin ve malzeme/işçilik standardının incelenmesi iş sahibinin yapması gereken işlerdendir. İş sahibinin uzun süren, yüksek maliyetli ve yapılan imalat hatalarının veya eksikliklerinin sonradan giderilmesinin yine yüksek maliyet ve zaman kayıplarına yol açabileceği inşaat işlerinde, taahhüt edilen yapım işinin gidişatını izlemek ve yükleniciyi denetlemek, hak ediş işlem ve ödemelerini yapmak, biten işlerin kabulünü yapmak gibi kontrol ve denetim yetkisi çerçevesinde personel istihdam etmesi onu asıl işveren konumuna getirmez.

 

Açıklanan sebeplerle, davalı … Enerji Üretim A.Ş. ile diğer davalılar arasındaki ilişki anahtar teslim inşaat sözleşmesi niteliğinde olup, işin organizasyonu, yönetimi, personelin işe alınması ve çıkartılması yetkisi tamamen işi üstlenmiş olan yüklenicilere aitir. Davalı … Enerji Üretim A.Ş.’nin işin niteliğinin ve büyüklüğünün gerektirdiği güvenlik ve denetim yetkisini aşan bir durum söz konusu değildir. Hal böyle olunca davalı E… A.Ş.nin dava konusu tazminat ve alacaklardan sorumlu tutulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

 

II- Öte yandan, karar başlığında … ve Sanayi AŞ. Ve E… A.Ş. ‘nin unvanlarının eksik yazılması da doğru bulunmamıştır.

 

SONUÇ : Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 08.10.2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

 

MUHALEFET ŞERHİ

 

Davacı vekili müvekkilinin … ve Hes inşaatında 25.10.2011-4.2.2014 tarihleri arasında çalıştığını iş aktinin işlerin azalması gerekçe gösterilerek haksız olarak feshedildiğini ödenmeyen işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

 

Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu belirtilerek davalıların alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması yönünde karar verilmiştir.

 

Dairemiz temyiz incelemesi sırasında çoğunluk görüşü ile … A.Ş ‘nin ihale makamı olduğu,işi anahtar teslim sözleşmesi çerçevesinde diğer davalı şirkete verdiği davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığı belirtilmiş isede tarafımca bu görüşe iştirak edilememiştir.

 

Şöyleki; Davalılar arasındaki 31.10.2011 tarihli DOĞANÇAY REGÜLATÖRÜ HİDROELEKTRİK SANTRALI İNŞAAT VE HİDROMEKANİK İŞLERİ SÖZLEŞMESİ’nin 4.MADDESİ’nde iş sahibi temsilcisinin yetki ve görevlerinin düzenlendiği bu maddede iş sahibi ile yüklenici arasındaki iletişimin iş sahibi temsilcisi tarafından sağlandığı,aynı maddede iş sahibinin işi beğenmediği taktirde sökme değiştirme gibi yetkilere sahip olduğu ,

 

6.MADDE ile işin başka bir alt yüklenicinin yükleniciye devredilemeyeceğinin düzenlendiği,

 

9.MADDE’nin ” ilave proje ve talimatlar “başlığını taşıdığı ve bu maddede işlerin devamı süresince zaman zaman iş sahibinin işlerin gereğince yapılması ve gerektiğinde bakımlarının sağlanması için gerekli ek projeleri ek işleri ve talimatları yükleniciye vermeye tamamen muktedir olduğu yüklenicinin bunları yapmakla yükümlü olduğu ve proje ve talimatların ilave iş olarak değerlendirilemeyeceği,

 

14.MADDE’sinde işlerin sözleşme ile iş sahibinin talimatlarına uygun yapılmasının düzenlendiği bu maddede ,işin yapılması ile ilgili talimatların iş temsilcisi tarafından yükleniciye verileceği yüklenicinin bu talimatlar doğrultusunda çalışacağı

 

15.MADDE’sinde iş proğramının verilmesi hususunun düzenlendiği ,buna göre işin proğramının ve ne şekilde yapılacağının tamamen iş sahibi tarafından düzenlenip yükleniciye verileceği yüklenicinin İş proğramını İş sahibinin iş yerinde başka yüklenicilerin /alt yüklenicilerin olabileceğini ve bu yüklenicilerin İş Proğramını etkileyebileceğini kabul edeceğini

 

16.MADDE yüklenicinin iş sahibine karşı sorumlu olacak bir şantiye şefi ve proje müdürü,görevlendireceği bu kişinin iş sahibi tarafından onaylanacağı ,değiştirilmesinin her zaman İş sahibi tarafından istenebileceği ,yüklenicinin derhal istenen değişiklikleri yerine getireceğini

 

17.MADDE’nin “yüklenicinin personeli” başlığını taşıdığı 17.4.maddesinde yüklenicinin iş bu sözleşme kapsamında çalışacak yüklenici ve alt yüklenici adayları çalışanları listelerini iş sahibinin onayından sonra iş sahibinin HES için açmış olduğu SGK İŞYERİ NOSUNA KAYIT ettirceği bu kayıt yaptırılmadan hiç bir şekilde işçi çalıştırılamayacağı YÜKLENİCİ YADA ALT YÜKLENİCİLERİN İŞ SAHİBİNİN ONAYI OLMADAN HİÇ BİR ŞEKİLDE İŞÇİ ÇALIŞTIRAMAYACAĞI ,iş sahibi tarafından istenmeyen personelin derhal işten çıkarılacağının hüküm altına alındığı görülmüştür.

 

Anılan maddeler ve tüm sözleşme bütün olarak değerlendirildiğinde davalı … tarafından davalı … İnşaata ,işin organizazyonunun,yönetiminin,personel alımı ve denetiminin ve işin yürütümünün bir bütün olarak bırakılmadığı,davalı … tarafından yapılan müdahalenin işin sözleşme kapsamına uygun yapılması denetiminin çok ötesine geçtiği ,işin başından sonuna kadar davalı … tarafından çalışanlar da dahil organize edildiği hatta çalışanların SGK kapsamında açtıracağı işyerine tescil zorunluluğu getirdiği görülmektedir.

 

Davalı … Üretim Anonim Şirketi Esas Sözleşmesinin 4.maddesinde şirketin amaç ve faaliyet konusunun üretim tesis ve entegre tesisleri kurarak şirket ortakları olan otoprodüktör grubu şirketlerin ihtiyacı olan elektrik ve ısıyı üretmek olarak belirlendiği ve şirket esas sözleşmesinin incelenmesinden iştigal konusunun elektrik enerjisi üretimi,iletim,dağıtım kapsamındaki tüm işleri kapsadığı ,dolayısıyla dava konusu Hes inşaatının yapımının davalı … A.Ş’ninfaaliyet alanına girdiği bu nedenlerle davalılar arasında 4857 Sayılı Kanun’un 2.maddesi kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkinin bulunduğu dolayısıyla alt işveren olan davalı … yanında çalışan işçilerin açtığı işçilik alacakları davasında davalı … A.Ş.’ninde asıl işveren olarak sorumlu olması gerektiği düşüncesiyle, mahkeme kararının ONANMA’ sı gerekirken bozma yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak edememekteyim. 08/10/2020  T.C. YARGITAY – 9. HUKUK DAİRESİ – E. 2020/5538 – K. 2020/11090 – T. 8.10.2020

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hizmetlerimiz Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Bizi Arayabilirsiniz:
1
Merhaba...
Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz ?